Başlığı Görüntüle
CileKervani.Gen.tr - İslami Web Sitesi » Serbest Kürsü » Serbest Kürsü
Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Başlığı Yazdır

02-03-2010 10:14 ÖS Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Kullanıcı Avatarı

GULHATUN
Hakiki Üye


Mesaj Sayısı: 259
Katılım Tarihi: 25.02.10
Yaş : 54
Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir

Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.

Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.

İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."

En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:

"Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi

Karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..

Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.

Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.

Bilge hoca çok kısa cevap verir:
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
kuyumcular mutlaka vardır.

Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...
 
  x 1
Destek ReklamlarıSitemize destek olmak için aşağıdaki reklama tıklayınız.
02-03-2010 11:06 ÖS RE: Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Kullanıcı Avatarı

CileKervani
Yılmadan Yorulmadan


Mesaj Sayısı: 489
Katılım Tarihi: 14.02.10
Konum: IZMIR
Yaş : 22
Allah razı olsun.
 
  x 1
03-03-2010 08:30 ÖÖ RE: Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Kullanıcı Avatarı

HiRaNuR
Forum Kurdu


Mesaj Sayısı: 307
Katılım Tarihi: 16.02.10
Konum: Dünyadan
Yaş : 26
Allah razı olsun...
 
08-03-2010 03:50 ÖS RE: Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Kullanıcı Avatarı

mesud
CileKervani Yüreklisi


Mesaj Sayısı: 591
Katılım Tarihi: 02.03.10
Allah razı olsun
 
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
Benzer Başlıklar
Başlık Forum Cevaplar En Son Mesaj
Kim bilir ne zaman ve an göreceğim süruru şevkini! Mustafa Cilasun'dan Şiirler 1 08 Temmuz 2010 12:38
Allahü teâlâyı bilir misin? Allah (c.c) 1 11 Nisan 2010 14:29
Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir Kilitlenen ve Benzer Konular 1 14 Mart 2010 17:52